Son Yazılar
3 Ekim 2010
Facebook Video Arama ve Paylaşma
Tezzat en güzel videolar
Son Gündem Facebook Videoları
Etiketler: Facebook
Etiketler: ticaretegel
24 Mayıs 2010
TÜRKÇE şarkı ile çıksaydık TÜRKİYE'Yİ, TÜRKÇE şarkı ile temsil etseydik ne olurdu?
Etiketler: eurovision 2010, türkçe yurovizyon, yurovzyon 210
BU DİZİDEN NEFRET EDİYORUM YAA NE ANLAMI VAR..
GENİŞ AİLE SAÇMALIKLARI TOPLAMASI İŞTE..
http://www.facebook.com/video/video.php?v=401408624856&ref=mf
29 Ocak 2010
Okumuş olsak bile kendimizi geliştirmek bambaşka birşeydir..
Yani kendini geliştirmek tanımını genelde ansiklopedileri yalayıp yutmak veya okuğu her okul okuduğu döneminde birincilik yarışında olup onu hırs etmek anlamını kastederler.
Fakat ben buna tamamen karşıyım yani benim çevremde yakın çevremde en yüksek kıdemli kişiler de var köyden en yakın dostlarım da var..çiftçi, kapıcı..
Mesela bir doktor, öğretmen, mühendis düşünün kapıcısına nasıl bakar genelde bizim bu okumuş insanlarımız?
Evet cevabımız gülerek "Yani yüzlerine bile bakmazlar, belki selam bile vermezler" değil mi ama?
Bunu tabii ki genelleyemem fakat %80 imiz böyle ! Ne yazık ki!
Yani ben bu insanların birbirini birbirinden üstün görmelerine anlam veremiyorum.Aklıma geldi bunu da anlatıyım.
Geçen Adidas bayiisine gitmiş o köydeki arkadaşım bişeyin fiyatını sromuş yüzüne bile bakamdan terbiyesizce ters ters cevaplar vermiş başından savmak için. Ya sen kimsin de sonuçta sen Adidas ın sahibi değilsin sen de orda asgari ücretle çalışan birisin. Yani neyini yüksek gördüyse artık....
Sinir oldum ! Sinir oluyorum !
Şahsi düşüncemi gözlemlerime dayanarak söyleyeyim ki,
Okumamış insanlar çevresine daha meraklı bakıyor öğrenmeye çalışan gözlerle..
Okumuş insan ise sürekli biliyorum öğrendim havasında olduğu için sadece bildiği şeyler ilgisini çekiyor..
Zaten bilim adamlarının çalışmaları da bilimin kaynağınının merak olduğunu kanıtlıyor.
Merak edeceğiz..Dikkatli gözlemleyeceğiz, dikkatli dinleyeceğiz..
Mesela şu fikrimi çok mantıklı buluyorum,
hani ingilizce başlangıç seviyesi vardır ya Merhaba, İsminiz nedir?, İsmim şu, Nasılsın? vs.vs. gibi kalıp cümlelerini en az 4 belli dillerde öğrenmek..
Kişisel gelişim bence herşeyden haberinin olmasıdır, yani bir ortamda birileri bişey konuşuyorlarsa ve size de bu konu hakkında ne düşünüdüğünüz sorusu sorulacaktır ki bu da ya
bilmediğinizi düşünerek sizi bozmak istemesi
ya da
size değer verdiği için ortama katılmanızı ister
Bi dahaki yazımda görüşmek üzre arkadaşlar kendinize çok iyi bakın
Etiketler: insan gelişimi, kişilik gelişimi, kişisel gelişim
11 Ocak 2010
Bana nedense Gülhane Hattı Hümayunu hatırlattı. Kurt ile kuzu aynı otlakta, vatansever(!) ile bebek katilleri aynı sofrada! Esen rüzgar o kadar kuvvetli ki, savurmadığı ne değer, ne de fikir kaldı. Bağımsızlık, istiklal, milli değer… Uğruna can verilen hayallermiş meğer(!)
İstiklal ve egemenliği AB ile paylaşmanın medenilik olduğu bir noktaya geldik. Hürriyet ve demokrasi bir elzem doğru; ama birilerine göre, bana layık olmayan(!) hürriyet ve demokrasiyi, kendinden ziyade başkasına layık görmek de ne demek? Çoluk çocuk, kadın öldürmek liyakat olurken; vatansever, milliyetçi olmak neredeyse oldu kabahat. Kendimi o kadar saf hissediyorum ki sormayın. Cahilim işte! Yazdıklarıma aldırmayın!
Kuvay-ı Milliye, Terörle Mücadele ve Kıbrıs’ta çekilen sıkıntılar müzeye yan yana konsa, seyredenler sanacak anlamsız. Sivas, Erzurum, Amasya kongreleri, Cudi, Gabar, Aktütün, Beşparmak şehitlerinin çözemediğini bir iki cümlede oldu bitti saymak. Bu işten sıyrılmak bu kadar kolaydı da geçmişte yaşadıklarım ne? Allah’tan tarihi siz yazmıyorsunuz. Kaleminiz olmuş giyotin, yaptığınız sadece kardeşleri ayırmak. İlim, akıl, tecrübeyi hesaba katan yok! Pişmanlık fayda etse, hepsi zarar.
İçtimai hürriyetler insanları kardeş yaparken, siyasi hürriyetler insanı çoğu zaman hasım yaparmış. Konuşulanlardan milli birliğimizi kuvvetlendirecek bir anlam çıkaramıyorum. Bir dediğinizi bir dediğiniz tutsa anlayacağım. Kıbrıs’a farklı, yurduma farklı açılımdan bahsediyorsunuz. Bir tarafta medeniyet birleşmeyi öngörürken, diğer tarafta adım adım bölünmek oldu meziyet! Tilkiye kümeste hak vermek midir hürriyet? Zooloji bilimiyle uğraşanlar bir duysa, dili tutularak eder hayret. Her defasında küçülen nedense milli servet, Demokrasi, eşitlik mutlaka insanlığın bir gereği, ama ne hikmetse veren hep ben oluyorum. Karlı çıkanlar hep diğerleri..
‘Açılım’ denilen şey, hangi ilim meclisinde tartışıldı? Siyasilerden başka, altında ilim adamlarının imzası var mı? Dahası bize bu elbise dar mı? Yoksa kulaklara fısıldanan ithal bir reçete mi? Aynen geçmişte olduğu gibi..
‘Ermeni ve Kürt Meselesi’ kavramları Sevr anlaşmasında adı konulmuştu. Gizliden gizliye sürdürülen entrikalar, bu niyetleri çağdaşlık adıyla önümüze tekrar koydu.
Size üç tane belgeyi yorumsuz aktarıyorum;
‘Kürtlere her ne kadar inanmasak ta, onları kullanmamız menfaatimiz icabıdır’ (İngiliz Gizli Belgeleri Vesika No: 609)
‘Kürtlerin ve Ermenilerin durumu beni hiç ilgilendirmez. Kürt meselesine verdiğimiz önem Mezopotamya bakımındandır.’ (İngiliz Gizli Belgeleri Vesika No: 108)
‘CIA’nın çok gizli ve özel planları, uluslar arası bir İstanbul öngörüyor. Yugoslavya’nın meselesi kapanır kapanmaz, CIA ve INR yıllardır üzerinde çalıştığı gibi Türkiye’nin federasyonlara ayrılması düşünülüyor. Bunun ana unsurunu ise Kürtler oluşturuyor.’ (ABD İstihbarat ve Analizler Bürosu Raporu)
Demokratikleşme, hürriyet derken, Kürt kardeşlerimin (beraber yaşadığım halkın) talebi ve haberi olmadan yapılan sözde açılımlar; malum çevrelerce ‘yeterli’ görülmezse ne olacak? Devamında yaşayacağımız olayları aranızda tahmin eden akıl ve vicdan sahibi kimse var mı? Yayından fırlayan oku havada kim tutacak?
Ben olacakları şimdiden seziyorum. Bütün şehitlerimizden de özür diliyorum.
Etiketler: 2010 açılım durumu, açılımlar, şehitlere özür
8 Ocak 2010
Saçma sapanlaşan insanlar iyice artmakta...
Fesat insanlar artmakta..Aman ha dikkat edin çevrenizdekilere..
İyi görünen kişiler bile size ne dolaplar çeviriyordur ne fesatlıklar vardır kalbinde..
Neyse gelelim konumuza,
TÜBİTAK Bilim Olimpiyatlarını bilirsinizdir.
Bilmeyenler için de şöyle bi kısa tanımını vereyim,
TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu), bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve teknolojik gelişmeyi, ulusal ekonomik kalkınma hedeflerine göre düzenlemek, koordine etmek, desteklemek ve özendirmekle görevli, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluştur.
Memurlar . net sitesini de bilirsinizdir..Orada bu haberi gördüm ve çok sevindim.
Dedim ki işte bunlar bizim bilim adamlarımız olacak..
Ata'mızın söylediği gibi, "İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur"derken Peygamberimiz (sav)'in asırlar öncesinde söylediği "ilim Çin'de bile olsa alınız."
İşte bu gençler bu doğrultuda Türkiye'mizi ileriye taşıyacaklar..
Milli Eğitim bakanımız Nimet Çubukçu TÜBİTAK'ta madalya alan Samanyolu Lisesi öğrencilerini ödüllendirmek için kabul ettiğini anlatan şu haber vardı memurlar . net sitesinde,
"Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 17. Ulusal TÜBİTAK Bilim Olimpiyatlarında madalya alan Samanyolu Lisesi öğrencilerini kabul etti. Öğrencileri tek tek tebrik eden Bakan Çubukçu, "Geleceğin bilim adamları sizler olacaksınız. Sizlerle gurur duyuyorum." dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009 yılı Aralık ayında yapılan TÜBİTAK Bilim Olimpiyatlarında çeşitli dallarda dereceye giren Özel Samanyolu Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri Mehmet Cem Şahinler, Cihad Öğe, Enes Aybar, Muhammed Poyraz, Fatih Kutlu, Nuri Atasoy, İslam Oğuz Tuncay, Ömer Eren, Furkan Mustafa Çetin, Ufuk Kanat, Salih Aksoy, Muhammed Bilgin ve Buğrahan Şahin'i kabul etti.
Çubukçu, öğrenci ve öğretmenleri, başarılarından ötürü kutladı. Öğrenciler ile tek tek tanışan ve hangi alanlarda madalya aldıklarını öğrenen Çubukçu, "Sizlerle gurur duyuyorum. Geleceğin bilim adamları sizler olacaksınız. Ailelerinizi ve öğretmenlerinizi kutluyorum." diye konuştu.
Kabulde, öğrenci ve öğretmenler Bakan Çubukçu'ya bir tablo ve plaket hediye etti. Çubukçu da öğrencileri, çeşitli armağanlarla ödüllendirdi. Ardından, toplu hatıra fotoğrafı çekildi."
Ama şu yorumlara(utandırıcı) bakar mısınız,

Şu yorumları yazanlar ÖĞRETMEN(EĞİTİMCİ) olacaklar yaa inanamıyorum...
Vatan kimlerin eline kalacak....
"Sizden biri kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe kâmil imana sahib olmuş olmaz" (Buhârî Îmân 7; Müslim Îmân 71) hadis-i şerifindeki yüce duyguyu gerçekleştirir. Müslümanı fedakârlığa ulaştırır.